Yeni Süreçte Üniversiteler

NOT: Kitabın 7.Bölümündeki “Yeni Süreçte Üniversiteler” başlığından alınmıştır. Devamı için: 286. sayfaya bakınız.

Terör örgütü PKK, Öcalan’ın yakalanması ile girdiği bunalım ve endişe sürecini, dış devletlerin baskısı ve idam kararının uygulamadan kaldırılmasıyla birlikte aşıyordu. Bu geçiş süreci sonrasında örgüt, sadece kırsal alandaki silahlı eylemlerle başarıya ulaşamayacağı anlamıştı. Bu yüzden yeni bir strateji geliştirilmişti. Bu stratejide; sivilleşmeye çalışan, siyasallaşan ve sivil toplum örgütlerini etkin bir şekilde kullanan bir örgütlenme hedefleniyordu.

 

PKK’nın yeni stratejisinde üniversiteler büyük öneme sahipti. Çünkü üniversitelerde yapılan çalışmalar ve organizasyonlar, hem günlük olaylarda hem de geleceğe dönük planlamalarda örgüte güç veriyordu. Zeki, genç, dinamik örgüt kadrolarına duyulan ihtiyaç da yine üniversitelerden sağlanıyordu.

 

PKK sadece silahla amacına ulaşmayacağını anladığı için, basın-yayın, yurtdışındaki lobi faaliyetleri, metropollerde gizli yapılanmalar, siyaset, sivil toplum gibi alanlarda etkinlik arayışı içerisindeydi. Bu arayıştaki aktörler ise öğrenciler veya mezunlardı. Üniversite bitirmiş bir örgüt yanlısı, çeşitli girişimlerle kilit noktalara getirilebiliyor, hakim-savcı-polis-eğitimci-gazeteci sıfatıyla topluma karışabiliyorlardı. Bu yeni yaklaşım PKK’nın yıllardır aradığı meşruluk zemini için önemli bir gelişim anlamına geliyordu. PKK’nın talepleri ve geçmişine, yapılan bu faaliyetlerle meşruluk kazandırılmaya çalışılıyor, binlerce masum insanı çeşitli terör eylemleriyle yok ederek amacına ulaşan örgüt, bir anda ‘toplumsal bir hareket’ olarak isimlendirilmeye başlanabiliyordu. Kendilerine ‘aydın, gazeteci, insan hakları savunucusu, sanatçı’ gibi sıfat takan, örgüt yandaşları açıktan PKK propagandası yapabiliyorlardı.

 

Tüm bu gelişmeler sonrasında, kitle iletişim araçlarında yaygın bir şekilde ‘normalleştirilmek, sıradanlaştırılmak’ istenen PKK, üniversiteleri adeta karargahı olarak görmeye başlamıştı. Üniversitelere çeşitli yasa dışı yöntemlerle yerleştirilen kişiler, verilen örgüt talimatlarıyla bir anda okulları karıştırabiliyor, okuldan atılmayı dahi göze alacak şekilde PKK propagandası yapabiliyorlardı.

 

Okullarda hakim güç olmak için birçok yasadışı örgüt ile işbirliğine giden PKK, her geçen yıl artan ve daha organize bir şekilde üniversite faaliyetlerini sürdürüyordu.

 

2005 yılına kadar; ‘Öcalan’a özgürlük’, ‘ana dilde eğitim’ gibi kampanyalar düzenleyerek üniversitelerde faaliyetler gerçekleştiren PKK, 2005 sonrasında eylem stratejisinde şiddetin dozajını artırıyordu.

 

Öcalan’ın talimatıyla 2005’te kurulan KCK yapılanması çerçevesinde, örgüt artık üniversiteleri birer meşruluk ve propaganda merkezi olarak görmeye başlamıştı. Okullara yerleştirilen örgüt kadrolarının kandırdıkları öğrencilerin de katılımıyla, kampüs alanları savaş alanına çevriliyordu.[1]

 

PKK’nın üniversiteleri, propaganda ve saldırı merkezi olarak konumlandırması ve bu kapsamda faaliyetlerini geliştirdiği 2005 sonrası dönemde, kampüs alanları içerisinde bir takım STK’ların etkinlikleri de ayrı bir inceleme konusudur. Sivil ve yasal görünümlü örgütler, söz gelimi ‘insan hakları’ ile ilgili bir panel düzenlemektedirler. Konuşmacılardan biri popüler bir isim, diğerleri ise örgüt yandaşlarıdır. Popüler isim sayesinde, basın ve öğrenciler faaliyete çekilmekte, diğer konuşmacılar aracılığı ile de terör örgütünün tezleri meşrulaştırılmak istenmektedir. Bu gibi organizasyonların arka planındaki isimler ve STK’ların birçoğunun doğrudan PKK tarafından kontrol edildikleri de bilinmektedir.

 

2000’lerin başından itibaren karşıt gruplu öğrencilere karşı girişilen saldırgan tutum da bu dönemin dikkat çeken bir diğer eylem şeklidir. PKK, milliyetçi öğrenciler ve grupların üniversitelerdeki etkinliklerini kırabilmek ve gövde gösterisi yapabilmek için çeşitli terör eylemleri meydana getirmektedir. PKK’nın öğrencilere yönelik olarak yaptığı saldırılar sonrasında yaralanan öğrenciler, okullarını yarım bırakacak kadar ciddi sağlık sorunları yaşamaktadırlar. PKK’lı üniversite öğrencilerinin, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde kendilerine hedef seçerek ölümüne sebep oldukları Hasan Şimşek, örgütün okullarda ne denli bir terör etkinliği içerisinde olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.


 


[1] PKK’lılar 2005 sonrası dönemde ateşli silah kullanmaktan, bomba yapmaya, yurt basmaktan, örgüt posteri açmaya kadar çok çeşitli şiddet eylemleri gerçekleştirmişlerdir. Üniversiteler içerisinde yaşanan bu hadiseler çoğu zaman görmezden gelinmiş ve olaylar yerel basından çıkan birkaç haberden öteye gidememiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir