PYD’yi Başımıza Kim Musallat Etti?

PYD, PKK’nın Suriye kolu olarak faaliyet gösteriyor.

Türkiye’de bir takım çevreler tarafından “IŞİD karşısında Kobani’yi savunanlar” olarak pazarlansalar da gerçek yüzleri bambaşka.

Örneğin bu çevreler PYD’nin elindeki ABD-Rus yapımı; silahlardan, bombalardan, mayınlardan bahsetmiyor.

BOP kapsamında parça pinçik edilen Ortadoğu coğrafyasının parlatılan örgütlerinden PYD, Suriye’de “Kuzey Irak” gibi bir bölge oluşturmakta kararlı.

1991’deki körfez müdahalesi sonrasında Irak’ın kuzeyi peşmer-geye terk edilmişti. Yine aynı oyunlar, operasyonlar…

Hatta o zaman Saddam’dan kaçan 300 binin üzerinde Kürt sınıra birikmişti.

Sınırdaki Kürtlerin Türkiye’ye alınıp alınmayacağı tartışılırken, uluslararası kamuoyundan gelen baskılarla 300 bin Kürt, Turgut Özal’ın onayıyla Türkiye’ye alındı, hayatları kurtarıldı.

Ancak hayatları kurtarılan bu insanların hepsi Türkiye’ye bağlı kalmadı, PKK’ya katıldı sonrasında Türkiye’de terör patladı.

Teröre en çok kaybı da 1990-1995 yılları arasında verdik.

***

Türkiye’nin dış politikası, dev-let geleneğinden çok çok uzakta kalmaya devam ediyor.

Eğer birazcık analiz edebilen ve geçmişten ders çıkarmayı bilen bir dış politika anlayışımız olsa, 1990’ların başından bugüne kadar geçen 25 senede biz bu hale gelmezdik.

Hala senaryolar aynı, hatta aktörleri bile aynı.

PYD’nin başında Salih Müslim var.

A.Öcalan’la yemek sofralarındaki fotoğrafları çok değil 2 sene evvel elden ele dolaşıyordu.

Salih Müslim hükümetin özel davetiyle Türkiye’ye getirildi.

El üstünde tutuldu. Adeta bir devlet başkanı gibi ağırlandı, bakanlarla, devlet yetkilileriyle görüştü.

Bu görüşmenin Öcalan’ın hükümete önerisiyle gerçekleştiği yazıldı, çizildi. Hatta, İmralı’nın hükümete gönderdiği mektubunda “PYD ile savaşmayın, anlaşma yoluna gidin, sizin yararınıza olur” denildiği iddia edildi. AK Parti’den bu iddialara herhangi bir yalanlama da gelmedi.

Sonrasında örgüt, rahatladı, güçlendi, güçlendirildi.

PYD, son günlerde Suriye’deki birçok bölgede harekat alanını ve işgallerini geliştirdi.

Türkmen kentleri işgal ediliyor, Müslümanlar başlarını açmaya zorlanıyor, insanlara zulmediliyor, Kürt olmayanların mallarına, mülklerine el konuluyor.

PYD’nin ele geçirdiği yerleşim yerlerinden insanlar dalga dalga Türkiye’ye geliyor.

On binlerce Türkmen, Arap ve Kürt sınırda birikmiş durumda ve hepsi yavaş yavaş içeriye alınıyor. Bir daha çıkmamak üzere.

Bu grupların arasında tıpkı 1991’de içeriye alınanlar gibi PKK’ya katılmak için bekleyen Suriyeli Kürtler de bulunuyor.

pyd
Türkmenler sürülüyor, PYD orduya dönüşüyor, Suriye toprakları paylaşılırken, Türkiye’nin payına yüz binlerce sığınmacı düşüyor.

***

Çözüm süreci sadece Türkiye içine değil, dışına da yansımış durumda.

PYD ile yapılan temaslar örgütü büyüttü, adeta özerk bir yapı haline getirdi, sadece 3 yıl içerisinde oldu tüm bunlar.

Türkiye artık biran önce kendisine, özüne dönmeli.

Ülke çıkarları doğrultusunda hareket etmeli.

Çünkü durum giderek vahim bir hal alıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.