MHP Yüzde 20’yi Geçebilir

Batuhan Çolak

MHP’nin 11. Olağan Büyük Kurultay’ı geride kaldı. Devlet Bahçeli geçerli oyların tamamını alarak yeniden Genel Başkanlığa seçildi.

MHP’nin son 10 yıldaki en coşkulu kongrelerinden biriydi kuşkusuz. Bahçeli’nin sözlerine salonun etkileşimi oldukça yoğundu.

Televizyonlarda ve gazetelerde sürekli olarak PKK yanlısı çevrelerin ifadelerini gören milliyetçi kitle Bahçeli’nin sözlerine coşkuyla karşılık verdi.

Diyarbakır’da gerçekleşen Nevruz kutlamalarında iyice rezilleşen görüntüler karşısında, MHP’nin kurultayını 21 Mart’ta yapması önemli ve bir o kadar da mesaj içeren bir hamleydi.

Bahçeli’nin kongre konuşmaları genellikle başarılı bir çizgide oldu. Hazırlanan metinler tarihi referanslarla günceli birleştirdi. Bu kongredeki konuşma metni kapsamlı, mesajları ise yoğundu.

Konuşmada, milli devlet yapısına, Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkılması, milli ve manevi değerlerin dile getirilmesi, terör ve terör odaklarına tepki gösterilmesi önemliydi.

Tüm bu değerler, milli devlet yapısı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesiyle aynı çizgide buluşmaktadır.

Milli devlet yapısının iç ve dış girişimler tarafından yıpratılmaya çalışıldığı bir dönemde, MHP’nin bu çıkışı Türkiye’deki birçok kesimin düşüncelerini yansıtıyor.

Bahçeli’nin konuşmasında Ege Üniversitesi’nde şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu anması çok anlamlı ve yerindeydi. Salondaki en büyük yankı, Ülkücülerin gönüllerine hitap eden bu sözlerde gizliydi:

“Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; bu kanın hesabı bir gün çok ağır bir biçimde sorulacaktır.”

Evet, Fırat’ın şehit edildiği olaya ilişkin hala kimse hesap vermedi, Ege Üniversitesi’nde PKK’lılar faaliyetlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Bahçeli’nin üniversitelerdeki vahim tabloya ilişkin işaret ettiği sorun da oldukça çarpıcıydı:

“Rektörler PKK çetelerine teslim olmuştur.”

Daha birçok üniversitede aynı tablo var. Önceki gün Ankara Üniversitesi’nde bir öğrenci linç edilmek istendi. Saldırıya uğrayan genç, geçen yıl PKK tarafından kara listeye alınmış bir öğrenciydi. Üniversite yönetimi tüm uyarılara rağmen koruyamadı. Sevindirici olan yanı ise öğrenci hala hayatta ve kalıcı bir yarası yok. Okulda hiç kimseyle bir problemi olmamasına rağmen, sosyal medyada vatansever paylaşımlar yaptığı için PKK’lılar tarafından uzundur takip ediliyormuş.

Daha önce deşifre ettiğimiz, derslerinde APO’nun manifestosunu yayınlayan, PKK propagandası yapan ve yazdığımız yazı sonrasında “ifade özgürlüğüne saldırı” diyen akademisyenler, bu olaylarda ne hikmetse ortalıkta gözükmüyor ve sessiz kalıyorlar. Hem de kendilerine emanet edilen öğrencileri saldırıya uğrarken.

***

MHP Kongresi’ndeki coşku tabanın yansıması…

Milliyetçilerin çözüm sürecinde yaşananlara tepkileri artarak devam ediyor. Fırat’ın katledilmesi ise duygusal bir kırılma noktası oldu.

Eğer seçim süreci doğru yönetilirse, MHP milliyetçi-muhafazakar hatta ulusalcı seçmende önemli bir tercih noktası haline gelebilir.

Devletin kurumları, anayasal görevlerini yerine getirmeyip, teröristlerin evlerin içine kadar girmesine göz yumarsa, MHP çok rahat yüzde 20’yi görebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir