Hinlik Bumerang Etkisi Yapabilir

7 Haziran sonrası Meclis’te oluşan manzara son yıllarda alışık olmadığımız bir politik atmosferin oluşmasına yol açtı.

Hesaplar, hesaplar ve yine hesaplar…

Koalisyon olursa ne olur, kimle olmalı, olursa ne kadar sürer, erken seçime gidersek oyumuz artar mı, çözüm süreci oyları düşürdü mü, süreci bitirelim mi, operasyon mu yapsak…

Uzayıp giden onlarca hesap, soru işareti, içinden çıkılamayan denklemler…

Özellikle genel başkanların kapısı bu aralar çok sık aşındırılıyor. Kapısını tıklatıp “efendim acaba şunu yapsak, şöyle olur mu, onları ummadıkları yerden vururuz, bakın sağ gösterip sol vuralım” gibi her gün yeni fikirlerle gelen parti kurmayları ilginç fikirler üretmeye devam ediyor.

Tek parti iktidarının 12 yıllık döneminde unutulan tüm siyasi hamleler şimdi yeniden başlıyor. Bu değişim siyasilerin de söylemlerini, konuşmalarını çok daha önemli hale getiriyor.

Öyle ya olası bir CHP-AK Parti koalisyonunda liderlerin birbirlerinin yüzlerine nasıl bakacakları merak konusu. Çünkü seçim meydanlarında demediklerini bırakmamışlardı. İki taraf da birbirini hırsızlıkla, yolsuzlukla suçlayabilmişti. O yüzden şimdi söyleyeceklerini iki kez düşünüp öyle söylüyorlar.

TİLKİ HESAPLARI

Partiler ilk sınavlarını Meclis Başkanlığı seçiminde verecekler.

4 parti de kendi adayını çıkardı… İş son tura kalırsa en çok oyu alan iki aday yarışacak.

AK Parti’nin adayı İsmet Yılmaz’ın son tura kalacağı garanti gibi. Ama başkan olabilmesi tam bir muamma…

Bu yüzden yeni, parlak fikirler hızlı bir şekilde türemeye başladı.

O ‘parlak’ fikirlerden birine göre; AK Partili vekillerden 60 tanesi 3.turda HDP’nin adayını desteklerse son tura HDP ve AK Parti’nin adayı kalacak. MHP’nin de HDP’ye oy vermeyeceği hesaplanarak çoğunluk oyu alan İsmet Yılmaz, Meclis Başkanı seçilecek.

Şimdi AK Parti’liler bunu yapar mı? Hala “Amaca giden yolda her yöntem mübahtır” anlayışı hakimse yapabilirler.

AK Parti’nin böyle bir girişimi karşısında, CHP ve MHP’nin de aralarında anlaşıp iki adaydan birini destekleme ihtimali dile getirilebilir. Örneğin 3. turda CHP’liler Baykal yerine İhsanoğlu’na yönelebilirler ya da MHP’liler İhsanoğlu yerine Baykal’a…

Peki HDP de bir hinlik yapıp, kendi adayları yerine 3. turda diğer adaylardan birine oy verirse ne olacak? Bu atraksiyon bumerang etkisi yapabilir.

Bir de oylamanın gizli olması komik bir tablo dahi ortaya çıkarabilir.

Hesaplar, çalışmalar, kulisler…

Daha yolun başındayız, Meclis Başkanlığı’nda bu denli tilki hesapları akıllara geliyorsa, koalisyondaki hesapları varın siz düşünün.

Uzun yıllardır terk edilen siyasetteki etik kuralların artık hatırlanması gerekiyor.

Tilkilerin kuyrukları birbirine dolanmadan, net olunması, şeffaf bir devlet yönetimine geçiş yapılması gerekiyor. Milletimizin beklentisi bu yönde.

Koalisyonların da en güzel tarafı bu… Her fırsatta, ilk hatada birbirlerinin kuyusunu kazdıkları için vatandaşla fazla uğraşamıyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir