Güney Azerbaycan Türkleri Ayakta!

Türklük, her fırsatta sorgulanan, küçümsenen, tanımlaması yapılan bir kavram haline getirildi. Türklük, ortak aidiyet olmaktan çıkarılarak, adeta bir etnik grubun adıymış gibi küçümsenmeye, horlanmaya başlandı.

Kanaat önderleri, bir takım yazarlar, siyasiler de ısrarla bu durumun üzerine gidiyorlar. Çünkü onlara göre Türkiye’de sorunların temelinde kimlik problemi yatıyor.

Oysa hemen yanı başımızdaki coğrafyalarda Türklük bir değerler manzumesi olarak kabul ediliyor. Yükselişin, birlikteliğin, millet olabilmenin simgesi olarak kabul görülüyor.

Güney Azerbaycan Türkleri’nden bahsediyorum. İran’da yaşayan Türkler…

Sayıları yaklaşık 40 milyonu buluyor. Kendilerine “Azeri, Azeri Türkü” yerine “Türk” veya “Güney Azerbaycan Türkü” denilmesini istiyorlar.

Hepsi birer Türkiye aşığı… Haklarını aradıkları sokak eylemlerinin çoğunda bozkurt işareti yaptıkları görülüyor. Çünkü bozkurt onlar için Türklük simgesi ve kendini ifade etme biçimi.

güney azerbaycan türkleri

Tarihleri ve kimlikleri konusunda da birliktelik içindeler. Türklüklerini tartışmak yerine, kültürlerini koruyarak, İran devletinin asimilasyon politikalarına var güçleriyle tepki gösteriyorlar.

Sosyal medyayı da iyi kullanıp, kendi aralarında etkili bir şekilde haberleşiyorlar.

İran devleti bu durumdan son derece rahatsız… Provokatif yayınlarla Türkleri kışkırtıp, aralarında sorunlar çıkartmaya, Türklerin tepkilerini alıp ardından “güvenlik” bahanesiyle asimile etmeye, baskılamaya çalışıyorlar. Açıktan ırkçılık yaparak, Türkleri ikinci sınıf olarak görüyorlar.

Son olarak İran Radyo Televizyon Kurumu’na bağlı TV2 kanalında yayınlanan programda son derece saygısızca ifadelerde kullanıldı. Programda Türk çocuğu “dişlerini tuvalet fırçasıyla fırçalayan, zekası kıt” gibi gösterildi. Bu ırkçı yayın Türklükle ilintilendirildi.

Olay hızlı bir şekilde sosyal medyada yayılınca İran’da Türklerin yoğun olarak yaşadığı 7-8 ilde büyük gösteriler başladı. İran polisi plastik mermiler ve gaz bombalarıyla kalabalıkları dağıtmaya çalışıyor. Türklere karşı son derece acımasızlar. 100’den fazla tutuklama ve onlarca yaralı var.

Sokaklarda on binlerce Türk, İran devletinin kendilerine karşı takınmış olduğu tutumu kabul etmiyorlar. Olaylar üniversitelere de sıçramış durumda. Birçok üniversitede Türkler ayakta ve protesto gösterilerine devam ediyorlar.

Peki hemen yanı başımızdaki coğrafyada, İran’da birçoğunun ellerinde Türk bayrağı olan göstericilerin bu halinden haberimiz var mı?

PKK’nın kontrolündeki Suriye’nin kuzey bölgelerindeki her olayı anı anına takip eden, örgüt aleyhine bir durum oldu mu ortalığı ateşe verenlerden ses var mı?

Dahası bu gelişmeler karşısında siyasilerimizden, STK’larımızdan bir tepki var mı?

Amaçları objektif habercilik yapmak olan medyanın durumunu sormuyorum bile…

İran’da son yaşananlar şunu gösteriyor. Kendilerini Türk olarak gören ve Türklüğe saldırıyı kendilerine yapılmış bir hakaret kabul eden, millet olmayı becermiş milyonlarca Türk var.

Her fırsatta “Kürdistan” naraları atanlar ve buna çanak tutanlar bu milyonları da unutmasınlar.

Çünkü onlar bu coğrafyanın geçici değil, kalıcı sahipleri… Tıpkı Anadolu Türkleri gibi…

Öte yandan şu bir gerçek ki İran’daki Türkler bizden çok daha bilinçli.

Ülkemizde neredeyse her gün köşelerinde, TV programlarında Türklüğü aşağılayanlar el üstünde tutulup, başyazar yapılırken, koca toplumda tek bir ses yok!

Kalbimiz İran’daki kardeşlerimizle beraberdir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir