Çözümün Faili Meçhulleri

Mustafa Turhan, Siirt’in Eruh İlçesi’nde korucubaşı…Aynı zamanda Bağgöze Köyü muhtarı…

PKK terör örgütünün bölücü faaliyetleri karşısında devletinin yanında olmuş, bölgede tanınan bir isim.

Devletin yanında durması onun için bir “vatan davası”na dönüşmüş, “Biz bu hainliğe, teröre izin vermeyiz” diyerek korucu olmuş.

Yıllarca bölgede devletinin yanında örgütün karşısında mücadele etti. Kısa zamanda da korucubaşı görevini üstlendi.

Sevilen, sayılan ve örgütün çekindiği bir isim.

***

Korucubaşı Mustafa Turhan, önceki gün Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, Siirt 3’üncü Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ı köyünde ağırladı.

Çözüm sürecinde örgütün geriye çekilmediğini, aksine bölgedeki etkinliğini artırdığına dikkat çekti.

Yetkililere detaylı bilgiler verdi, korucuların sorunlarından bahsetti.

PKK’nın gücünün artmasından dolayı, durumu giderek belirsizleşen korucuların çözüm beklediğini ifade etti.

***

Daha önce de kendisine yönelik doğrudan tehditler olmuş, bunun üzerine devletin ilgili makamlarını “tehdit alıyoruz ve gerektiğinde müdahale etmek zorunda kalacağız” şeklinde dilekçeler vermişti.

Bu resmi evraklar Bölge Jandarma Komutanlığı’nın kayıtlarında yer alıyor.

***

Ancak tüm uyarılarına, şikayetlerine, “Elimiz, kolumuz bağlı, PKK bölgede cirit atıyor” demesine rağmen, dün köyüne giderken PKK’lılar tarafından yolu kesildi.

11203057_971057796247262_3561514626662160626_n

Araçtan indirildi ve olay yerinde şehit edildi…

Kahraman korucu Mustafa Turhan şehit düştüğünde 42 yaşında ve 7 çocuk babasıydı.

Suçu bölücü unsurlar ve terör karşısında devletinin yanında olmak, mücadele etmekti.

***

Yeğeninin saldırıya uğradığını duyan dayı Osman Oğuz ise koşarak olay yerine gitmek istedi.

Olayın heyecanı ve paniğiyle ayakları daha fazla dayanamadı, gücü bitti, başı döndü ve yere düştü…

Başına aldığı darbe ile ağır yaralandı. Hastaneye kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

PKK terörü bir gecede 2 can aldı, geride 7 yetim bıraktı.

***

Ekranlarda, köşelerde hatta Meclis’te bas bas bağıran “1990’lı yılların faili meçhulleri aydınlatılsın, 90’lara dönmeyelim, Öcalan’a kulak verelim” diyenlere bir sözümüz var.

Sizin o 90’lı yıllar diyerek devleti ve askeri suçladığınız dönemdeki faili meçhullerin %95’i PKK kaynaklıdır.

Bugün, bölgede katledilen, öldürülen korucuları, vatandaşları hiç kimsenin görmemesi ise hazindir.

***

Korucunun şehit edilmesiyle ilgili valilik ve jandarmadan “adli bir olay” açıklaması yapılıp, PKK’nın dile getirilmemesi kabul edilemez bir durumdur.

Dahası olaydan sonra bölgede herhangi bir operasyon başlatılmaması anayasal bir suçtur.

Devleti temsil eden korucu tüm uyarılara rağmen, göz göre göre şehit ediliyor ve siz koskoca bir devlet olarak operasyon yapmak yerine “adli bir olay” diyerek geçiştiriyorsunuz.

1990’lı yıllarda faili meçhul aramaya gerek yok, gelin 2015’in faili meçhullerini konuşalım, PKK’nın nasıl güçlendirildiğini ve örgüte yönelikoperasyonların neden yapılamadığını sorgulayalım.

***

Yazımı yazdığım sırada Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyan bir öğrenciden e-posta aldım. Aynen şunları yazmış:

“Üniversitelerdeki terörü az bile yazıyorsunuz. Durum çok kötü. Eylem günlerinde resmen dağdan gelenlerden bahsediliyor. ‘Türküm’ demek neredeyse suç oldu”…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir