Bu nasıl üniversite?

Gün geçmiyor ki üniversitelerdeki terör olaylarına bir yenisi daha eklenmesin.

PKK’lı akademisyenlerin deşifre olduğu, milliyetçi öğrencilerin öldürülmek istendiği, Türk bayraklarına saldırıldığı, PKK paçavralarının açıldığı bir üniversiteden bahsediyoruz: Ankara Üniversitesi!

Üniversitede ciddi bir PKK yapılanması mevcut.

Yıllardır bu durum değişmiyor, illegal yapıların, terörün üzerine gidilmiyor!

Her yıl nevruz döneminde yaşanan rezilliklerin görüntüleri sosyal medyada dolaşıyor.

PKK’lılar okul içinde kara liste hazırlayıp, öğrencileri sınavlara almıyor, kimlik kontrolü yapıyor, saldırıyor, propaganda yapıyor.

Yetmiyor, bazı akademisyenler de teröre katkı sağlıyor, destek veriyor.

Örneğin, Vahdet’in bugünkü manşetteki özel haberine konu olan Barış Ünlü isimli akademisyen, öğrencilere Abdullah Öcalan’ın metinlerini soruyor, derslerde Öcalan’ı “lider” olarak anlatıp, PKK’yı “Kürt hareketi” olarak gösterebiliyor.

Üniversite yönetimi ise günü kurtarıyor, gerekli tedbirleri almıyor, göstermelik soruşturmalar açıyor. PKK ile doğrudan organik bağı olan akademisyenlere göz yumuluyor.

Üniversitenin Cebeci Kampüsü’nde yaşananlar ise kabul edilemeyecek bir güvenlik zafiyetinin varlığına işaret ediyor.

Dil Tarih Coğrafya, Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakülteleri’ndeki terör örgütü yandaşları ellerini kollarını sallayarak dolaşıp, terör estiriyorlar. Bunların birçoğunun üniversite öğrencisi olmadığı biliniyor.

Bu denli ağır bir tabloda Emniyet yeterli hassasiyeti göstermiyor, savcılar gerekli iddianameleri hazırlayamıyor, hakimler tutuklanması gerekenleri “serbest bırakıyor”…

Hal böyle olunca, durumdan vazife çıkarıp, daha da cesaretlenen örgüt kadroları üniversiteleri karıştırmaya devam ediyor.

Geçen haftadan bu yana Ankara Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakülteleri’nde yaşananlar sorunun artarak devam ettiğini gözler önüne seriyor.

ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ NEYE HİZMET EDİYOR?

Okuldaki olaylarda şu aralar ön plana çıkan bir grup var: Öğrenci Kolektifleri…

Grubun özelliği sol görüşlü olması… Ancak bu “sol” görüşü biraz daha açmak gerekiyor. Öğrenci Kolektifleri’nin yaptığı eylemler, açıklamalar, attıkları sloganlar çoğu defa terör örgütü PKK’nın yanında oluyor.

Bununla da yetinmeyip Türkiye’nin milli değerlerine ve manevi hassasiyetlerine saldırabiliyorlar. Örneğin geçen hafta Peygamber Efendimiz’in çizildiği karikatürler okulun orta yerine asıldı. Milliyetçi öğrencilerin tepkisiyle kaldırıldı.

Öğrenci Kolektifleri’ne çok sayıda akademisyenin destek verdiği de gelen bilgiler arasında.

*   *   *

Üniversitede “akademisyen” sıfatına sığınan ve kendilerini “aydın” ilan eden bir takım kişiler, Türkiye’de faaliyet gösteren terör odaklarıyla olan ilişkilerini gizleme gereği dahi duymuyorlar. Örgütün verdiği talimatlar doğrultusunda, ‘demokrasi ve özgürlük’ temalı birçok organizasyon düzenliyorlar.

PKK’yı “terör örgütü” yerine, “Kürt hareketi, Kürt realitesi” olarak tanıtmaya çalışıyorlar. Söz konusu grupların, kişilerin Türkiye’nin gelecek nesilleri olan gençlerimize eğitmenlik yaptıkları gerçeği de ayrı bir inceleme konusudur.

Örgütün, 90’lı yıllardan itibaren büyük önem verdiği üniversite örgütlenmesi, günümüzde en üst seviyede sürdürülmektedir. Üniversitelerdeki terör faaliyetlerini sadece öğrenciler kapsamında değerlendirmek, yetersiz bir tanımlama olacaktır.

Özellikle, 2000’den sonra üniversitelerdeki terör faaliyetlerindeki aktörler çeşitlidir. Kimi zaman terör örgütüne destek veren bir kampanyada aktif rol üstlenen “akademisyen”, kimi zaman da basın ve ifade özgürlüğü kılıfına sığınarak örgüt propagandası yapan “gazeteci”, üniversitelerdeki terör faaliyetlerinde başrol oynayabilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir